Şeyler - Volkan HidayetoğluVolkan’ı onbeş yıl kadar önce tanıdım. Aynı hukuk bürosunda çalışmıştık. Benim ilk işyerimdi, o ise benden daha kıdemli ve deneyimli bir avukattı. Konusuna olan hâkimiyeti ve ekibini yönetme yeteneğinin yanı sıra, Volkan’da en öne çıkan özellikler sanırım kıvrak zekâsı ve hayata mizah gözlükleriyle bakmasıydı.

Yıllar süresince herkesin iş hayatı başka yönlere aktı, ama biz hep ara ara görüşmeye devam ettik.

İlk kitabının yayınlandığını sosyal medya üzerinden okudum ve hem şaşırdım, hem de bir şekilde “taşların yerine oturduğu” izlenimini edindim.

Öncelikle, kişisel kurgu dünyasını ifade etmek için şiiri seçmesine şaşırdım. Çünkü şiir yazmak edebiyatın en zor uğraşısıdır. Metin ne kadar kısa ise, o daracık alana hem kurguyu hem duyguyu okuyucuya yansıtmak o denli beceri ister. Üstelik bunu şiirin kendine has kuralları çerçevesinde yapmak bambaşka bir hüner gerektirir.

Volkan’ı yazın dünyasında görmek ise beni pek şaşırtmadı. Taşlar, bu anlamda, dediğim gibi yerine oturmuştu. Birlikte çalıştığımız yıllarda da, hayata dair hep bir şeyler “biriktirdiği” algısını edinmiştim. Bundan pek ender bahsetse de, kendine özgü bir bilgelik yarattığı apaçık ortadaydı. Gözlemlediğini, hayatı süzdüğünü, kendini hayâl dünyasına bırakabildiğini o zamanlardan biliyordum. Ve elbette bu “birikim” bir şekilde ortaya çıkmalıydı.

Beğendiğim şiirlerin hepsini burada yazmak isterdim ama yerim yok, sadece aşağıdakini paylaşmak istiyorum:

 “bazen bir ilkyaz öğle üstünde,

yüzünü okşayarak eser,

Yaşamak…

ve ucu bulutlarda kayıp

Merdivenlerde

Bitmez bir yürüyüş olur bazen

Yaşamak…

ne gelir elden?

bazen çıkacak

bazen ineceksin

üstelik bir yandan da

Öleceğini bileceksin…

 “Şey’ler” gibi mütevazı bir başlıkla yazın dünyasına adım atan Volkan’ın yolu uzun, bereketli ve açık olsun.

“Şey’ler” – Volkan Hidayetoğlu (Scala Yayınları, 1. Baskı, Mayıs 2015)

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page