İlk Aşk - Joyce Carol Oates

Kitabın cicili bicili kapağına aldanmayın, Joyce Carol Oates’in erken dönem eserlerinden “İlk Aşk”, tüylerinizi diken diken edecek bir kısa roman. Kitabı elime aldığımda liseli genç kızlara hitap edebilecek türde romantik bir eserle karşılaşacağımı düşünüyordum. Hiç öyle olmadı. “İlk Aşk”, küçük bir kızın kendisinden 15 yaş büyük genç bir erkeğe olan, önceleri masumâne, sonraları ise sağlıksız hayranlığını ve en sonunda nefretini konu alıyor.

Josephine, nam-ı diğer Josie, kendi ruhsal çalkantıları içinde kızının ihtiyaçlarını görmekten yoksun annesi Delia ile Ransomville adlı bir kasabaya, uzak akrabalarının yanına taşınır. Artık oturdukları evin ismi “Peder’in Evi”dir. Bu taşınma anlaşıldığı üzere ansızın olur:

O, Delia S. idi, otuzbir yaşındaydı ve kocasını yalnızca kendisinin bildiği nedenlerden dolayı ansızın terk etmiş evli bir kadındı” (s.16).

Yüksek notlara sahip bir öğrenci, açıkça zeki bir kız, aynı zamanda bir baş belası” (s.62) olan küçük Josie, birdenbire değişen hayatına bu yeni yerde devam etmeye çalışırken, evlerine taşındıkları Esther Teyze ve gizemli torunu Jared Jr.’ın tuhaflıklarını gözlemlemeye başlar. Esther Teyze, 25 yaşındaki torunu, papazlık eğitimi gören Jared Jr.’i, herkesten uzak tutar ve münzevi bir hayat yaşamasını titizlikle ve büyük bir disiplinle sağlar.

Josie, 11 yaşının verdiği merakla önceleri Jared Jr.’in okuduğu dinî kitaplara merak salar. Josie yalnız bir kızdır, zira annesi git gide hayatından uzaklaşmaktadır. Genç kadın mutluluğu başka adamların kollarında ararken, Josie kendisini daha çok Jared Jr.’ın gizemli hayatına çekilmiş hisseder…. Ta ki Jared Jr., küçük kızla bir gün nehrin kıyısında konuşuncaya dek.

İşte bu andan sonra Jared Jr.’ın gerçek dünyasını keşfeder Josie. Genç peder adayı papaz okulundan “ruhsal çöküntü” gerekçesiyle eve gönderilmiştir ve aslında tam anlamıyla bir psikopattır. Josie üzerinde fiziksel ve ruhsal tacizleri hayâl edilmesi güç boyutlara ulaşır fakat Josie, genç adama olan bağlılığını “aşk” zannetmeye devam eder. Jared Jr., kötülüğün her yerde olduğuna ve iyi-kötü ayırımı yapmadan, birilerinin mutlaka “cezalandırılması” gerektiğine inanan hasta ruhlu bir adamdır. Çünkü “Kendi yerine başkasını cezalandırmadıkça sen cezalandırılacaksın!” (s.66) der. Kitabın ilerleyen sayfalarında Josie’nin Jared Jr.’ın tek kurbanı olmadığı ortaya çıkar.

Bundan sonra Josie için kimseye bahsedemediği, fiziksel ve ruhsal acılarla dolu, gizli bir hayat başlayacaktır. İçinde bulunduğu sevgi boşluğunda kendisine yapılanları tutku olarak hissedecek kadar kayıp bir kızdır.

“(…) ve bir sayfayı çevirdim ve kitaba sıkıştırılmış bir kızın fotoğrafını gördüm, o bendim, sırtüstü yatıyordu ve el ve ayak bilekleri bağlıydı ve çıplak bedeni kesiklerin, yaraların, yanıkların izleriyle kaplıydı” (s.64).

Joyce Carol Oates müthiş bir kurguyla, okuru bir tacizcinin ve kurbanının etkileşimine tanık ediyor. Genç adamla küçük kızın ilişkisi erotizme teğet geçiyor, dolayısı ile hiçbir zaman basit bir cinsel istismar hikâyesi okuyorsunuz hissine kapılmıyorsunuz. Etrafında adaletsizliklerin cirit attığı bir ortamda, aşk zannettiği şeye tutunan bu küçük bir kızın hikâyesi beni büyüledi.

Tercüme ile ilgili küçük eleştirilerim olacak. Aşağıdaki örnekte olduğu gibi, çok daha özenli bir son okuma yapılabilirdi:

“Uzun, üç katlı çatı padavralı ev nehrin yukarısında Trinity Caddesi’ndeydi, epey bir yıllanmış ağacın bir kalabalık oluşturduğu bir yere yaslanmıştı (…)”

Kitapla ilgili farklı yorumlar okumak isterseniz:

http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/ilk-askin-genesisi-426623

“İlk Aşk”, Joyce Carol Oates (Alakarga, 1. Basım, Eylül 2015)

Eylül 2016