Günden Kalanlar - Kazuo İshiguroKazuo İshiguro’nun 1989 Booker ödüllü “Günden Kalanlar” (Remains of the Day) romanını okuduğumda, bundan yirmi yıl kadar önce romanın beyaz perdeye aktarıldığını anımsadım. Okudukça, hafızam tazelendi. Sahneleri çok iyi hatırlıyordum, ama başroldeki aktörler gözümün önüne gelmiyordu. Son derece sinematografik bir dille yazılmış “Günden Kalanlar”’ı okuduğumda, hayâl gücümün canlandırdığı iki aktör vardı: benliği görev ve sorumluluk duyguları ile şekillenmiş başuşak James Stevens’ı en iyi Anthony Hopkins canlandırabilirdi, aynı malikânede görev yapan hizmetli Bayan Kenton’a olsa olsa Emma Thompson hayat verebilirdi. Romanı bitirdikten sonra internette araştırma yaptığımda 1993 yapımlı “Remains of the Day” filminin başrollerini Anthomy Hopkins ve Emma Thompson paylaştıklarını okuyunca oldukça şaşırdım. Filmi yeniden izledim. Bir roman, ancak bu denli başarılı bir şekilde beyazperdeye uyarlanabilirdi.

Kazuo İshiguro Japon kökenli bir İngiliz. Ailesiyle çok küçük yaşta İngiltere’ye göçmüş ve tüm hayatı boyunca bu ülkede kalmışt. Öyle ki, İngiliz geleneklerine, ikinci dünya savaşı öncesinde bir İngiliz malikânesinde yaşananları, son derece inandırıcı bir şekilde okura sunacak kadar, hâkim bir yazar. Günümüz İngiliz edebiyatının en önemli isimleri arasında sayılıyor İshiguro.

Başkahraman Stevens, İngiliz malikânelerinin ihtişamını yitirdiği dönemin son büyük başuşaklarından biridir. Basmakalıp fikirleri, görev bilinci ve bastırmaya çalıştığı duyguları, okura dokunaklı bir hikâye sunar. Stevens, başuşaklık görevini, kendi hayatı pahasına önemsemiştir. Stevens’ın mesleği ile ilgili, romanda sıkça karşılaştığımız düşüncelerinden biri, şöyledir:

 “Hizmet ettiğimiz işverenin nasıl biri olduğunun aslında pek de önem taşımadığını ileri süren belli birtakım kişiler vardır mesleğimizde. Bizim kuşakta egemen olan yüksek değerlerin –yani bir başuşakların, insanlığın hedefine ulaşması için çaba harcayan o beyefendilere hizmet etmeyi amaç edinmemiz gerektiği görüşünün –gerçekte hiçbir temele dayanmayan, yüksekten atma sözler olduğuna inananlar vardır. Böyle bir kuşkuculuk gösteren kişilerin, hemen her zaman, mesleğimizin en sıradan üyeleri oldukları kuşkusuz dikkate değer. Önemli bir konuma yükselmek için gerekli yetiden yoksun olduklarını bilen ve ellerinden geldiğince çok insanı kendi düzeylerine indirme sevdasında olan kişilerdir bunlar. Bu gibi görüşleri bu yüzden pek ciddiye almıyorum. Bütün bunlara karşın, bu tür insanların ne kadar yanıldığını apaçık sergileyecek örnekleri, hem de kendi meslek yaşamımdan bulup çıkarmak beni sevindiriyor yine de. Asıl amaç bir işverene genel ve sürekli hizmet sunmaktır kuşkusuz (…)”. (s. 120)

Bastırılmış kitleleri simgeleyen Stevens okurda buruk bir tat bırakır. Zira başkahraman, görevi uğruna, hayatı ıskalamış, ve kalıplaşmış karakteri sebebiyle, bir kadının aşkını göremeyecek kadar meslekî sorumluluğunda kaybolmuştur. İshiguro o denli güzel anlatmış ki bu durumu, okur var gücüyle başkahramanı silkelemek istiyor. Okuduğumuz dramın sessiz ve aciz bir seyiricisi oluyoruz.

Kazuo İshiguro’nun “Günden Kalanlar”’ın filmini görmüş veya hatırlıyor olsanız bile, romanı mutlaka okumalısınız. Gerçek bir baş yapıt.

Ömer Türkeş’in Radikal kitap ekinde çıkan romanla ilgili değerlendirmesi çok başarılı. Kendisi, “Günden Kalanlar”’ı “İshiguro’nun en iyi romanı” olarak ifade etmiş: http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/bir-usagin-hatiralari-422694

 Tanıtım bülteninden:

Katman katman açılan, büyüleyici bir roman – The New York Times”

Okuru fark ettirmeden sarsan, parlak bir roman – Newsweek”

Bir yazarın varabileceği en yüksek mertebe… Hayranlık uyandıracak derecede cesur ve bütünlüklü bir anlatı – The New York Review of Books”

Aşağıdaki linkten filmin Türkçe altyazılı versiyonunu izleyebilirsiniz: http://unutulmazfilmler.co/the-remains-of-the-day-gunden-kalanlar.html

 Kazuo Ishiguro, “Günden Kalanlar”, Yapı Kredi Yayınları, Mayıs 2015

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page