Ağaçların Özel Hayatı - Alejandro ZambraGezi’den sonra hiçbirimiz aynı değiliz” demişti Tuna Kiremitçi.

Gerçekten de öyle.

Ağaçlara, doğaya duyarlılığımız da şüphesiz aynı değil. Belki de bu yüzden, içinde “ağaç” sözcüğü olan kitaplara gidiyor önce elim. Bir de buna Latin Amerika edebiyatı eklenince, sanırım okuma listemin en başına yerleşti “Ağaçların Özel Hayatı”.

Latin Amerika edebiyatını Türkiye’de az biliyoruz. Elbette Marquez, Allende veya Neruda neredeyse tüm edebiyatseverlerin bir dönem başucu yazarları olmuştur ama kuşkusuz koskoca kıtanın değerli edebiyatçıları bunlardan ibaret değil. Bir süredir, dünyanın bu bölgesine ait yazarları daha fazla okuma isteği var içimde.

Alejandro Zambra’yı severek okudum.

“Ağaçların Özel Hayatı”, isminin aksine, ağaçlarla çok fazla ilgili bir roman değil. Roman, genç bir edebiyat öğretmeninin (başkahraman Julian) Veronica ile evlenmesinden sonra, Veronica’nın resim kursundan bir gece eve gelmeyişiyle başlıyor ve Julian’ın o gece Veronica’nın küçük kızı Daniela’yı uyutma çabalarıyla devam ediyor. Romandaki zaman dilimi oldukça kısa: hikâye, bir gece başlayıp ertesi sabah sona eriyor. Veronica eve dönüyor mu, romanın sonuna kadar bu gizemin çözümlenmesini beklerken, Julian’ın geçmişine, Veronica ile tanışmasına, Daniela’yı genç bir kadın olarak hayâl etmesine ve yazarlık sancılarına tanıklık ediyoruz.

Romanda Virginia Woolf’un bilinç akışı tekniğini buldum. Yani, tempo ağır, tek bir geceyi konu alıyor, ancak bu tempo okuma keyfinden herhangi bir şey eksiltmiyor. Yazarın ustalığı sayesinde, romanın ortalarına doğru artık Veronica’nın nerede olduğunu veya gelip gelmeyeceğini merak etmemeye başlıyoruz. Julian’ın iç dünyasında buluşup, başkahramanla birlikte sabahı getiriyoruz.

Alejandro Zambra’nın kullandığı yazım tekniği de oldukça ilginç. Bir anlatıcı-yazarın yanında, yazmaya çalışan bir başkahraman da var. Alejandro Zambra’nın diğer tüm romanlarında da başkahraman bir yazar adayı. Anlatıcı-yazar ile birlikte okur, sanki Julian’ın bir yandan hikâyesini yazıyor, diğer yandan başkahramanın yazı yazma sancılarına ortak oluyor.

Romanda hiç ağaç var mı? Evet, minyatür bir ağaç var. Bir bonzai. Sembolik bir işlevi var hikâyede. Bir de Julian’ın küçük kıza anlattığı masalda bir baobap ve kavak ağacı var.

Yeni kuşak Şilili yazarların önde gelenlerinden biri olarak gösterilen Alejandro Zambra’yı ilk fırsatta okumanızı dilerim. Kısa bir roman, bir günde bitirirsiniz.

Son olarak…. Kitabı Notos Kitap yayınlamış. Bu kaliteli baskıdan ve harika kapak seçiminden dolayı Semih Gümüş ve tüm Notos ekibini kutluyorum.

Kitap ile ilgili başka yorumları aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz:

http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/roman-icinde-roman-422917

http://notoskitap.com/zambra-agaclarinozelhayati-mesele-veronicanin-donmeyisi-degil/

“Ağaçların Özel Hayatı” – Alejandro Zambra (Notos Kitap, 1. Basım, Haziran 2015)

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page